Bulutlu Hafta Sonu
Yolumuz uzun, Bolu 208 Km yazısını görünce yediğimiz poğaçanında ağarlığıyla bir rehavet çöküyor ki üstüme görmeniz lazım ufacık arka koltukta nasıl böyle uyunur bana sormak lazım, gözümü açtığımda dağların sisi neredeyse arabaya ulaşmış durumdaydı bu manzara karşısında tabiki daha fazla uyuyamadım ve sarıldım fotoğraf makinasına ;
İlerledikçe artan sis den göz gözü göremez oldu, önceleri bu doğa şaheserlerine hayretler içinde bakarken su akıtan ağzım şimdi ise siste yol almanın zorluğuyla açık kalmıştı. Zaman zaman önümüzdeki kamyonu bile 2metre kalana kadar göremez olmuştuk hızımız iyice azaltarak biraz heyecan ve biraz korkuyla devam ettik yolumuza ve nihayet sisten kurtulup açık alana çıktığımızda hepimiz derin bir nefes alabildik.
Abant gölüne 24km uzaklıkta ABANANT adında bir alabalık restourant’ının önündeyiz. Menüden ister alabalık ister sucuk ekmek yiyebilirsiniz. Kahvaltının kalan kısmınıda sucuk ekmekle yaptıktan sonra tekrar yola dökülmek ve sonunda Abant gölüne ulaştık.
Önce arabayla gölün etrafını dolanarak çevreyi keşfettikten sonra, arabadan inerek uzun bir yürüyüşe geçtik, sisler arasındaki köprüyü ağır adamlarla çevremizi izleyerek geçtikten sonra yola çıkmış olduk şimdi önümüzde dolanbaclı uzun bir yol var bazen sis bazen yağmur damlalarıyla aldığımız yolun sonunda büyük bir açıklık ve sis olmayan tek yere ulaştık, burada çeşitli yiyecekler, isteyene at yada faytonla gezi yapabilme imkanı ve tabiki gittiğiniz mevsime bağlı olarak piknik alanı bulunmakta.
Fiyatlar oldukca uygun ama etrafdaki herkesden fiyat almadan ilk kişiye tav olmayın fiyatlar değişiklik göstermekte. Kısa bir at gezisi ve para üstü bekleme olayı yaşandıkdan sonra iliklerimize kadar donmuş bir şekilde yürümeye devam ettik. Yürüdük, yürüdük ve yürüdükden sonra ayaklarımızda ağrı, vucudumuzda sis ve yağmurun ağırlığı hafif bir üşüme ve son olarakda yorgunluk.
Bol salata, güzel kızarmış et midemize indikten sonra sıra tatlıya geldi, tabiki yine bal-kaymak ve kızarmış ekmek. Bukadar güzel yemeklerin tabiki güzel bir maliyeti olduğunu düşünebilirsiniz, bizde öyle düşünüyorduk ama hesap geldiğinde tam bir dumur, İstanbulda bir lokantada 2kişilik yemek yesek bundan fazla gelirdi hesap.
Karnımız doymuş, mutlu bir şekilde bindik arabamıza ve bastık yine gaza 2saatlik bir yolculuktan sonra yüzümüze kazınmış gülümsemeler ve tatlı bir yorgunlukla girdik evimize.
Evet son söz olarak Abant gölü maceramız, soğuk hava, yağmur ve sis’e rağmen mükemmel bir şekilde noktalandı hatta o kadar mükemmel noktalandı ki sizde bu aylarda gidin Abanta, sonbaharın oluşturduğu yapraklardaki kızıllıkları, çiseleyen yağmuru ve sisi doya doya yaşayın..
Abant Gölü Hakkında
Abant Gölü, Bolu’nun 34 kilometre güney batısında bulunan, çam ve köknar ağaçları ile çevrili, 1200 metre yükseklikte bulunan bir heyelan gölüdür. En derin yeri 45 m’dir. Gölden çıkan ve Abant Alabalığı olarak bilinen balık literatüre Salmo Truta Fario Variyette Abanticus olarak girmiştir. Gölün etrafında oteller ve restoranlar mevcuttur.
Gölün hiçbir akarsu ile beslenmemesi, tamamen kaynak sularıyla oluşması ve sarı ve nadir bulunan beyaz nilüferlerle kaplı oluşuyla bilinen Türkiye milli parklarındandır. Ayrıca yaban geyiği üretim çiftliği de bulunur.
Dış bağlantılar
Abant Rehberi
Abant Oteller Rehberi
Abant Gölü
Abant Konaklama
“http://tr.wikipedia.org/wiki/Abant_Gölü“‘dan alındı